Hüzün bulutları yağardı gecelerime, bir uğursuzluk bir acayiplik vardi her zaman, yureğimden kan damlardı avuçlarima, kaptansız gemiler geçerdi sahillerimden, sahipsiz ve öksüz kalırdı hayallerim.
Sonsuzmis gibi gelirdi yoksullugum ve ben ağlardım. Sayamadiğim yillardan geriye kalan, sadece bir tutam yanılsama ve kelimelere dòkemedigim, kalbimden akan ama dilimden dökülmeyen acilar...
Neden? neden?
diye sormadan öylece kabullenmek isterdim, gayri meşru çoçuklarımı ve ben ahhh ben neden? kalbin kırıldı, şimdi göğsüm sizliyor.
Düşlerim sizliyor, kap karanlık bir gecede,uğursuz gözlerle bakıyorum kendime aynada, gözlerim ne renk? saçlarım ne renk? göz yaşlarım ne renk? düşlerim ne renk? boğazîma düğümlenen acının rengi ne siyah mı? yada gri mi?
Bir sigara daha yakıyorum sonra boğazımın dolusu, nefesimin dolusu, acımın dolusu kadar bir nefes daha cekiyorum, umutsuzluğum kadar, dolduruyorum ciğerlerimi ve sonra yine... yine ..
uyuşan ellerimmi ? kollarimmi ?vücudummu?
Donup kaldiğım anlar var ama etrafimda kimse yok! gene yalnızlık hosgeldin, eski dost ,karanlık odamdan bakarken dışarı, yağan karı izliyorum.
Belki bir tek kar tanesi olmalıydım.
Eriyip giymeliydim, dünya durana kadar, yıldızların hepsi kayana kadar beklemeliydim.
Ve sonra yine doğmaliyım bir ağacın köklerinde, bir çiçeğin poleninde, bir kuşun kanadında,ve òzgür olmaliyim hiç olmadığım kadar, en yükseğinden en alçağına her yerde olmalıyım.
Kapadım şimdi gözleri mi en derin uykulara teslim oldum...
Yorumlar
Yorum Gönder