Hollanda'da Corona | E L M A

Hollanda'da Corona

27 Subat tarihinde Hollanda"da ilk vakanin gorulmesinin ardindan gecen iki hafta boyunca Corona tehdidi altindayiz. Sahsen ben daha oncesinden dunyadaki gelismelerden oturu endiseli ve gergindim, hatta 13-23 subat tarihleri arasinda yaptigimiz Istanbul seyahatinin oncesinde bile bu endiselerimi tasiyordum. Havaalanlarinda ve diger kalabalik yerlerde, ellerimizi dezenfekte ederek ve kalabaliktan uzak durarak nispeten korunmaya calistim.

Ne yazik ki Hollanda'da vakanin ilk cikisindan, Dunya Saglik Orgutu tarafindan pandemic ilan edilinceye kadar, Hollanda'da olay hic ciddiye alinmadi ki bu beni oldukca tedirgin ediyordu. Su yazimda da anlatmistim. Bu gun neredeyse cogu insan, artik Corona ile ilgili fazlasiyla haber okudu/duydu, yapilacak / yapilmayacaklarla ilgili dogru-yanlis fazlasiyla bilgiye maruz kaldi. Burada vakanin ilk goruldugu gunlerde, Turkiye gundemi baska konularla mesgul oldugundan, malesef yakin cevremde soylediklerim dikkate alinmiyordu. Elbette uzman degilim ama bazi bilgilerin tutarliligi veya tutarsizligi, dogru sorulari sordugunuzda kendiliginden ortaya cikiyor. Bu yuzden dogru sorulari sormak cok onemli. Hatta bir kac gun once bir instagram arkadasimin kizi, ona Corona'yi anlattiginda su cevabi vermis " anne madem el yikamayla bu virus onleniyor, Cinliler o kadar aptal mi neden el yikamamislar?" Ve her yerde soylenen el yikayin / dezenfekte edin / no panik soylemlerinin komedisi kendiliginden ortaya cikiyor. Gozunu sevdigim berrak cocuk akli iste. Diger yandan iste hava isininca virus bitecekmis dediler, o zaman neden su an sicak ulkelerde de vaka var o halde diye sorunca spekulasyon oldugu yine ortaya cikiyor ama iki gundur de iste yaz gelince gunes isinlarinin gelis acisi degisecek o zaman oldurecek diyorlar bilmem gorecegiz. (Tabi bu durumda ekvator duzleminde zaten gunes isinlarinin gelis acisi tum sene asagi yukari ayni mi degil mi sorusu sorulabilir, inanin kafam oyle dolu ki cevabindan su an emin degilim, galiba cok fark yoktu o duzlemde).

Her neyse.

Hollanda'da vakanin ilk ortaya cikma ve yayilmasi Almanya'da oldugu gibi, cogunlukla subat tatilinde insanlarin kuzey Italya'ya kayaga gitmesinden kaynaklandi. Malesef Italya'da durumun alarma gecirilmesinden birkac gun once, hic birseyden habersiz tatilciler yurda donmustu ve ilk bir kac gunku vaka bu belirsizliktendi diyebiliriz. Fakat durum ortaya cikinca, yayilim hizindaki artis hizlaninca, malesef ve ne yazik ki Hollanda gerekli onlemi almadi, hatta oyle inanilmaz bir durum ki, Tilburg'daki hastane personelinin yuzde 4'unun enfekte oldugu ortaya cikti. Ilk vakalardaki insanlar da bireysel olarak pek fazla onlem almadilar galiba ve su an resmi 614 pozitif vaka kayitli gozukuyor. Ancak son bir haftadir, ailede bir kisi pozitif ise, digerlerine test yapilmadigi, tum ailenin karantinaya alindigi soyleniyor. Bu durumda gercek hasta sayisi 614 X (3-4) olabilir. Buna ragmen bir kac gun oncesine kadar hala kimse umursamiyor gibi gorunuyordu. Hollandali hocam ve tanidigim birkac hollandali kisi bana sahsen hic korkmadiklarini soylediler . Dogrusu rahatliklarini sinir bozucu buluyordum. Cunku Hollanda'da gunden gune enfekte olan insan sayisinin grafigini cikarinca, bunun bir iki hafta geriden tamamen Italya'nin grafigine uyduguna dair calismalar yayinlandi. Bu kadar hizli yayilim olursa, hastanelerin ve personelin yetersiz kalacagi, halkin kendi basinin caresine bakmak zorunda kalacagi, bu durumda tedavi aldiginda iyilesebilecek iken, tedavi alamadigi icin olum sayilarinin daha fazla olacagina dair, gayet ciddi calismalar yayinlaniyordu. Buyuk resme bakildiginda durum hic de ic acici gozukmuyordu. Malesef hukumet de bunlari gormezden geldi.

Onceki gun pandemic ilanindan sonra birer birer tum ulkeler ciddi kisitlamalara dair kararlarini ilan edince, bir umut hollanda da yapar dedik ancak dun olaganustu toplanan hukumet, ilkokullari kapatmadi. Gerekce, saglik calisanlarinin cocuklarina kim bakacak? onlar ise gidemezse hastalar ne olacak? Buna ragmen lise ve universitelerde egitime ara verildi, cocuklarin neredeyse tum aktiviteleri iptal edildi, sadece ilk okullar acik!! Tam komedi. Fakat bu sefer israrlar basladi. Bugun ben de dahil cogu kimse okula cocugunu gondermedi. Belki bir iki gune kararlarini gozden gecireceklerini dusunuyoruz.

Su anda onlenemez bir yayilim var ama amac bu yayilimi uzun zamana yaymak olmali. Bu yuzden hayati yavaslatmak, sureci uzatmak onemli. Biraz once dedigim gibi bu yavaslama hizmetin daha cok kisiye ulasmasina imkan verecek. Ve haliyle daha az can kaybina sebep olacak.

Vakalar ilk ortaya cikmaya basladiginda, soyle haberler gordugumde sinirimden kuduruyordum. Her yil bilmem ne kadar insan normal gripten oluyormus, su kadar insan trafik kazasindan gidiyormus bla bla. Bunu korkunc buluyorum. Gecen hafta 30 kusur sehit verdigimizde kimse cikip da ama ikinci dunya savasinda su kadar milyon olmustu de iste simdi otuz kisinin lafi mi olur demedi. Bunu demek ile coronadan su kadar insan oldu ama gripten su kadar demek arasinda ne fark var? Ustelik hastalik sadece oldurmuyor, surunduruyor. Su an facebooktaki gocmen anneler grubundan, dunyanin her yerinden, birebir hastaligi geciren Turk anne arkadaslarimizdan haberler aliyoruz. Bu hastalik kesinlikle grip gibi hafife alinacak bir hastalik degil. Belli bir tedavisi olmadigi icin hastayi rahatlatacak onlemleri almak disinda doktorlar hic birsey yapamiyor ve hem beden yorgunlugu hem de karantinanin getirdigi ruhsal yorgunluk insani cok zorluyor. Bir ay suren bir surecten bahsediliyor. Ve oksuruk oyle yogunmus ki, iki kelime edip ucuncu kelimeyi soyletmiyormus. Can kaybi korkusu bir yana, iyileseceginden emin olsan bile sureci yasamak hic hos degil. Iste bu istatistiklerde, olum orani dusuk, olenler 60 yas ustu gibi soylemlerde, butun diger hasta olan kisiler aslinda hic hasta olmamis, hic zorluklar yasamamis gibi algilanmasina sebep oluyor.

Bu kadar zaman icinde ben sahsen farkli duygular arasinda gidip geldim. Bir gun sakin, bir gun asiri panik seklinde. Kimi zaman temizlikten kafayi yemis halde. Fakat dusununce ne temiz kalmanin, ne dezenfekte olmanin, ne de ellerini yikamanin tam anlamiyla ise yaradigini soyleyemeyiz. Oyle bir sans olur ki, uzerine virus gelmistir (misal sacinda, yada boynunun arkasinda), elini yuzunu yikadin ama sonra oraya dokundun sonra hoop agzina dokundun. Olabilir mi mumkun tabi.

Ya da iste her gun otobuslerin metrolarin dezenfekte edilmesi. Evet ciddi fark yaratacagini dusunuyorum ama elbette dezenfektenin yapildigi saatten sonra, pozitif birinden yayilan virusler, bir sonraki dezenfekte zamanina kadar bir suru kisiyi vurabilir. Tamamen sans. Dolayisiyla tam anlamiyla koruma hic mumkun degil.

Bagisiklik sitemimiz bunlarin icinde en ciddi koruma kalkani. Guclendirilmesi gerektigine tum siddetle inaniyorum ancak, bagisikliginizi guclendirin yeter yaygarasinin, hali hazirda baska bir hastaligi olan kisiler icin ne kadar incitici olacagini dusunmekten aciz bir soylem bu. Onlar toplumun gozden cikarilmislari mi?

Bu durumda ev karantinasi, bireysel olarak mumkun mertebe az insanlarla gorusmek, bu sirada yapabildigimiz kadar temizlige ve bagisikligi guclendiremeye dikkat etmek ve ardindan da her seyin iyi olacagini ummaktan baska yapabilecegimiz birsey yok.

-Kendinden once cevreni dusun
-Buyuk tabloyu gormeye calis
-Bana birsey olmaz deme, belki hasta olmazsin ama gayet de iyi bir tasiyici olabilirsin, cevrendekileri yakma.

Butun bunlari aklimizda bulundurmaliyiz.

Bir sonraki yazida kisisel olarak ne gibi onlemler aldik, elimden gelenler neler bunlari yazmak istiyorum.

Saglikli gunlere insallah.











Yorum Gönder

Daha yeniDaha eski