KG 8 | E L M A

KG 8

Koşturmacalı bir günün ardından, henüz yarım saat olmuş uzanmış oturuyorken, bacaklarımın sızlamalar eşliğinde yazıyorum bu yazıyı. Ne gündü ama!! Duygulardan duygulara savruldum ama şimdi huzurluyum.

Elbette ki corona vakalarının artışı beni mutlu etmiyor. Sadece evde kalınca (hiç çıkmadık), camdan güneş vurunca ve haberlere bakamayınca, sanki eski normal günlerden biriymiş gibi geldi. Eski günler demek ne kadar ironik değil mi? Oysa daha bir hafta önce nispeten daha rahattık, ne çabuk yeni durumu kanıksamak zorunda kaldık. Üstelik bu akşam başbakanın açıklamasına göre, Hollanda’daki bu olağanüstü hal (lock down gelmedi) 1 Haziran’a kadar uzatıldı. 1,5 mt den fazla yaklaşmaya para cezası var. Sanırım para cezası olunca biraz daha dikkatli olacaktır Hollandalı’lar. Okullarla ilgili bir açıklama yapılmadı (tekrar daha sonra yapılacakmış) fakat sanırım o da aynen uzatılacak. 2 aydan fazla bir süre, belki de yaz tatiline kadar.

Doğrusu ben bunu bekliyordum. Çocukların evde kalmasının, onların ve bizim üzerimizdeki etkisi çok olacaktır ancak bu duruma da alışırız, elimizden geleni yaparız diye düşünüyorum. Yeter ki sağlık olsun, geçsin bitsin.

Bu gün güzel kızımın doğum günüydü. Önceden sabah nasıl uyandırılmak istediğini söyledi ( anası kılıklı). Ondan önce uyanacakmışım (genelde hep o önce uyanır), kalp şeklinde krep yapacakmışım, portakal suyu ve mum ile tepsiyle yatağına getirip, şarkı söyleyerek uyandıracakmışım. Aman geç kalmayayım diye doğru dürüst uyuyamadım, akşam da zaten geç yatmıştım. Neyse ki herşeyi eksiksiz yapabildim de güne kaprisle başlamadık :))

Kahvaltıdan sonra eşim markete gitti yine. Hala bazı ürünler yok. Önceden stoklayamadığım için un, bulgur falan evde çok az kaldı, markette de hiç yok. Geçen hafta iki gün markete gitmiştik yetti, bu hafta da o kadar olur zannedersem. Yalnız market sonrası yıkanmalı mı bir kaç saat havalansa yeter mi konusunda hala tüm şüphelerimi gideremediğim için (çok fazla bilgi var hangisi doğru araştıramadım) yine en derin önlemleri aldım. Her şeyi yıkadım :/

Ve sonra telefon çaldı. Kızımın sınıf öğretmeni doğum gününü kutlamak için aradı. Çok şaşırdım beklemiyordum. Sonra okul müdürü aradı, hem beni tebrik etti hem de birebir onunla konuştu. Ardından bir sürü sınıf arkadaşı videolu, sesli mesajlar attılar, kimi görüntülü aradı konuştular, gün boyunca o kadar çok arayan oldu ki hepsine utangaç bir mutlulukla karşılık verdi. Yine whatsapp üzerinden yaptığı keman dersinde keman hocası ona özel doğum günü şarkısı çaldı. Ben instagramdan gelen mesajları okudum, sürekli ilgi görmekten öyle mest oldu ki, ben de onu böyle görünce gizli gizli ağladım. Evet okul grubuna mesaj atıp rica etmiştim ama herkes göndermedi, kimi mesajlar çok komikti çok kikirdedi. Yani diğer çocuklar için de güzel bir amaç oldu sanıyorum. Akşam yemeğinden sonra dondurma pastamızı üfledik, geleneksel video kaydımızı aldık ve günü bitirdik.

Dün bahsettiğim iş görüşmesi tam öğle saatindeydi. O saati özellikle seçtik çünkü eşim işe ara verip çocukları oyalayabilirdi. Görüşmeye kadar müthiş heyecanlıydım. Bana email ile bir link atmışlardı, söylenen saatte o linkten arama tuşuna basacaktım. Bilgisayar başında olacağım için belki video call olur diye ciddi giyindim, makyaj falan yaptım ama sadece sesli konuşma oldu. Tabi her şey sorunsuz başladı mı derseniz, tabi ki hayır. Bilgisayardan yaptığım aramada telefon 3 dakika boyunca çaldı ama kimse açmadı. O sırada telefonuma bir arama geldi, ancak kulaklığım yanımda yok. Hemen diğer odalara koştum bulmak için ortada yok, nasıl deli gibi koşuyorum anlatamam. Sonra eşiminkini buldum geri aradım, bilgisayarda sorun olmuş telefondan konuşacakmışız, okey. 

Eşim dün demişti ki bak öğle saatini seçtik bu kesin ingiltereden arayacak (aramızda bir saat fark var), yok yaa dedim hollanda firması, burdan ararlar. Ve dediği çıktı. İngiltereden gayet ingiliz aksanlı bir bayanla, bazı şeyleri tekrar sormak zorunda kalarak görüşme yaptım 🥴 Sanırım genel olarak kötü değildi ama başka aşamalar da olabilir, negatif mi pozitif mi olur zamanla göreceğiz. Zaten bu şartlar altında sağlıklı düşünemiyorum. Hayırlısı neyse o olsun.

Fakat görüşmeden sonra çok rahatladım. Bir de şunu farkettim. Yani şu anda hayatımız karman çorman rutinlerimiz bozuk yarın ne olacağı belli değil ama, bir işe girişince ve yapmaya mecbur kalınca, bir şekilde olduruyor, gereğini yapıyorsun. Asıl mesele dört elle sarılacak hedefler bulmakta. İşte bu karantina günlerinden bizi sağlıklı bir akılla çıkaracak olan da koyduğumuz hedefleri gerçekleştirme arzusu. Benim ailemin sağlıklı ve mutlu şekilde süreci atlatması en birinci hedefim ancak uzun vadede dünyaya katkı sağlamak, biraz para kazanıp zeytinlik içinde  bir bağ evine sahip olmak gibi hayallerim de var. 

Umarım hepimiz hedeflerimizde başarılı oluruz🙏🏼





Yorum Gönder

Daha yeniDaha eski