Iki yil... | E L M A

Iki yil...

 Babamin gidisinin ikinci yili bugun. Kimi insanlar var duygularini cok guzel yazar, okuyunca hayran olur ne guzel cozumlemis derim. Onlarin duygularini (ki genelde bu duygu aci olur) okuyunca kendimden supheye duserim boyle aci cekmedim, cektiysem de ifade edemedim diye. Kimi insan yazar kimi insan yasar. Ben yasayanlardanim, anlat desen anlatamam sadece gozlerimden anlasilir okumasini bilenler tarafindan. Babam gorse anlardi cunku o her halimi gozlerimden anlardi.


Ilk bir yil, hatta on bes ay kadar yas surecini gercekten yasadim. Bu surede genelde her ay belli bir kac gun boslukta yasiyor gibi, bakiyor gormuyor gibi yasar, bir gun kendimi odaya kapatirdim. Babamin yakici ozlemiyle onun sevdigi sarkilari dinler, beynimin icinde eski hatiralari tekrar tekrar izlerdim. Sonra birden bire kesildi bu haller. Bu andan sonra onu her hatirladigimda yuzume gulumseme yayilir, icimden cok sukur allahim bana boyle bir baba boyle guzel anilar verdin deyip, sevdigi sarkilari mirildanir oldum. Hala da boyleyim, ozluyorum ama kendimi harap etmiyorum.


Fakat bir gercek var ki ben eski ben degilim bu kayiptan sonra. Biliyorum insan her gun bir onceki gunden farkli, hic ayni kalmiyor ama bilirsiniz bu degisim yavastir, yumusaktir oyle dunku kendinize bakip sasirmazsiniz. Ama iste bazen, belki sadece kayiplar degil, baska olaylar da sebeptir buna, birden bire cok sey degisir, bir gecede buyumek mi dersin, yoksa dunya agrisini yuklemek mi  omuzlarina, sen artik bambaska bir kisisindir, iste boyle hissediyorum. Baska acilari kendi kaybinla kiyaslayip onemsiz bulmak, hayati icinden degil de sanki kisiyindan yasamak, yorgun ama fiziki yorgunluk degil bir kalp yorgunlugu getirdi bu yeni hal bana. 


Birinci dereceden yakininin kaybi diger hic bir kayba benzemiyor dedim kendime uzunca bir sure. Zira buyuk anneler, buyuk babalar, halalar, enisteler derken hayatimda genc yasta cok fazla kayip oldu. Simdi dusunuyorum da, belki de onlarin yakinlik derecesi degil, benim icinde bulundugum hal etkindi. Belki o zamanlar basimda kavak yelleri yaslarimda oldugumdan, olumun tokadini hissetmemistim. Simdi ise 42 yasinda kendimi ne cok genc ne yasli, hayata dair hayalleri olan ama bir yandan da umutsuz, iki arada bir derede kalmis bir ruhla saniyorum ki herseye karsi daha hassasim.


Babasini benden bir sure once kaybeden bir arkadasim soyle demisti. Oldukten sonra onu hatirlayip anmadigim bir gun bile yok, oysa sagliginda hayat telasindan unuttugum oluyordu. Sasirarak tecrube ettim ki benim de aynen oyle oluyor ve ustelik bazen kocamin babaligini, babamin babaligi ile kiyaslayip duruyorum ve icimden hep babamin yontemini hakli buluyorum. Babam sen ne guzel bir babaydin. Iyi ki benim babamdin. 



Yorum Gönder

Daha yeniDaha eski